Hayatı, matematiksel olarak çok değişkenli ve doğrusal olmayan bir fonksiyona benzetebiliriz. Her an, yani her x noktasında aldığımız kararlar, hayatımızda küçük değişimler, yani dx’ler oluşturur. İşte bu anlık değişimlerin oranı, matematikte türev dediğimiz kavramdır: dy/dx
Bu değişimlerin hayatımız üzerindeki pozitif veya negatif etkilerini ise diferansiyel ifadesiyle açıklayabiliriz:
dy = f'(x)dx
Yani, hayatımızdaki her küçük karar (dx), o andaki yönümüz ve hızımızla (f’(x)) birleşerek, hayat çizgimizde bir fark (dy) yaratır.
Bu küçük anların, küçük değişimlerin yıllara yayılan toplamı ise hayatın birikimidir. Matematiksel dille söyleyecek olursak, bu da hayatın integralidir.
Hayat, verdiğimiz kararlarla ürettiğimiz anıların ve değişimlerin bugüne kadar alınmış toplamıdır.
“Matematik ne işe yarar?” diye soranlara açıklamak gerekirse; Matematik, hayatın tam içindedir. Gelişen teknolojilerin, ekonominin her türlü gelişimin içinde vardır.
Hayata gelmenin en önemli amacı ise, bu toplamı ve birikimlerimizi değerli ve anlamlı kılmaktır.
Elbette yaşam sonludur. Bu sona yavaş yavaş yaklaştığımız bir gerçektir. İşte bu yaklaşımı, bu yolculuğu matematikte öğrendiğimiz limit kavramıyla düşünebiliriz.
Zaman ilerlerken, hayat fonksiyonumuz, kaçınılmaz olarak bir “sona”, bir limite doğru yaklaşır ama varamaz!
Hayatın matematiksel dili kısaca budur.
O zaman bize düşen şudur:
Bu birikimleri ve anıları, hayatın içinde faydalı kılmak,
hem kendimiz hem de çevremiz için anlamlı ve güzel kılmak
ve bu yolculukta mutlu olmayı unutmamaktır.
Hepinize, güzel bir hayat, bolca mutlu anı ve sağlıklı bir yaşam diliyorum.
M. Erdal Balaban
22 Kasım 2025
