Evrenin denge üzerine kurulduğunu hepimiz biliyoruz, her gezegenin kendi yörüngesinde ve kendi çekim gücünde varlığı ve diğer gezegenlerle uyum içinde ve kendi yörüngelerinde varlıklarını sürdürmesi dengeli bir yaşamın en güzel örneğidir. Eğer güneşin çekim gücü ile dünyanın çekim gücü arasında denge sağlanamamış olsaydı dünyanın güneşe yaklaşımı ve dolayısıyla insanlığın yok oluşu gelecekti. Fen bilimlerinde cisimlerin kendi kütleleri ve birbirlerinden uzaklıklarına göre çekimleri yine hepimizin bildiği bir gerçektir. Newton bunu yerçekimi kanunu olarak formüle etmiş ve bilimsel olarak kanıtlamıştır. Sosyal bilimlerde aslında bu çekim kanununa göre yorumlanabileceği kanaatindeyim, toplumlar, ülkeler, kurumlar ve insanlar arasındaki dengeleri bozduğumuzda sorunlar başlıyor ve düzen bozuluyor. Aslında sorun uyum içinde dengeli bir yaşamın sürdürülmemesi veya tutarlı bir sistemin kurulamaması meselesidir. İşte bu sosyal dengesizlik, sosyal eşitsizlik ve sosyal adaletsizlik olarak karşımıza çıkıyor.
Ülkelerin, aynı ülkedeki şehirlerin, aynı şehirdeki ailelerin ve insanların teknolojiden yararlanmaları ve bilgiye erişmeleri arasındaki farklılıklar; sayısal bölünme (dijital divide) yani dijital dengesizlik olarak tanımlanıyor, yani bilgiye erişmek ondan yararlanmak bir nimet ise bu yeniliklerden yararlanamama durumu dünya üzerindeki dijital dengeleri bozabiliyor. Teknolojinin gücünün en son evresi olan yapay zekanın insanların beyin gücününü aştığı zaman tekilliğe (singularity) gidişi insan-makine ilişkisini ve dengeleri bozarak insanlığı tehlikeye sokacağını düşünmek bile korku veriyor. En azından teknoloji gücünden bir azınlığın yararlanması dahi dengeleri bozacağı açıktır. Bu nedenle, Bilişim Teknolojilerin insanlığın yararına kullanmak, yaygınlaştırmak ve bu nimetlerden yararlanmak gerektiğini örnek olarak her zaman vurguluyoruz. Tıpkı zenginlerle fakirler arasındaki farkların açılması gibi. Bu fark ülkeler arasında açılabildiği gibi aynı ülkenin bölgeleri veya belirli kesimleri arasında da açılıyorsa sorunlar, anlaşmazlıklar başlıyor. Benzer şekilde, kurumlardan birinin güçlenmesinin ve dominant etkisinin, tekelleşme olduğunu ve rekabetçi bir sistemi bozduğunu ve bir çok kurumu da yok edebildiğini biliyoruz.
Doğa dengesini bozulması da, yeşilin, oksijenin azalması, iklim değişikliklerine, gıda krizlerini yol açması ve doğal felaketleri getirmesi insanlığı tehdit ediyor. Diğer bir deyişle, insanlığın yok ettiği doğa da insana zarar veriyor.
Ülkeler arasındaki güç gösterimi, baskı göstermesi ve savaşların başlaması ülkeleri geriye götürüyor ve yok oluş başlıyor ve insanlığa zarar veriyor.
Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün barış içinde yaşamaya yönlendiren bir sözü “Yurtta Sulh, Dünyada Sulh” ne kadar anlamlı bir söz olduğunu bizlere hatırlatıyor. Ülkeleri, kurumları, şehirleri yönetebilmek ve devamlılığını sağlamakta dengeli ve uyumlu bir sistemin kurulması ile olasıdır. Bir kurumun departmanları ve paydaşları arasındaki bütünlük sağlanamadığı ve dengeli bir sistem kurulamadığı zaman problemlerin başlayabildiğini görüyoruz. Bir organizasyonun birimleri arasında iletişim ve koordinasyon eksikliğinin dengeleri bozduğunu ve sisteme zarar verdiğini de biliyoruz. Tabi ki, insanların ve çalışanların da bu dengeli çalışan sisteme inanmaları ve bu sisteme katkı verme bilincinde ve sorumluluğunda olmaları gerekiyor.
İnsan vücudumuzu düşündüğümüzde organlarımızın bir sistem içinde uyumlu ve sağlıklı olarak çalışması bize verilmiş bir nimettir. Organlardan birinin bozulması diğer organları da olumsuz olarak etkiliyor ve birçok hastalığı tetikliyor, vücudumuzun dengesini bozuyor hatta organ yetmezliğine kadar götürüyor.
Bu nedenlerle vücudumuzdaki, doğadaki, organizayonlarda ve sosyal yapılardaki dengeyi korumak çok önemlidir. Bu dengeyi korumanın veya bu dengeleri sağlayacak sistemleri kurmanın bize sağlık, refah ve mutluluk olarak geri döneceğine inanıyorum.
Yeni yılın dünyada, ülkemizde, kurumlarımızda, ailelerimizde ve insan ilişkilerimizde dengeli bir yaşam getirmesini diliyorum. Sonuç olarak uzun lafın kısası
2023’de dengeli bir yaşam beklentimi dile getiriyor, yeni yılın hepimize sağlık, refah ve mutluluk getirmesini diliyorum.![]()
![]()
![]()
![]()

Yorumlar