Benim uzmanlık alanım veri ile ilgili analitik çalışmalardır, diğer bir deyişle veriye dayalı öğrenme algoritmaları ile çalışıyordum. Bu nedenle, verinin gücüne inanırım ve her şeye veri gözüyle bakarım. Tıpkı yer altı kaynaklarını işleyerek değerli ürünler çıkarmak gibi veriden de değerli çıktıların elde edildiğine inanırım. Benzer düşünceyle, teniste topun gelişi, hızı, yüksekliği, falsosu, hatta rüzgar ve yönü gibi verileri yönetiriz. Bu verileri işlemeden önce veriyi anlamamız veya öngörmemiz gerekir, bunu teniste topu ve rakibi okumaya benzetebiliriz. Dolayısıyla, top üzerinde yapacağımız işlemler ise ona vuruş tekniklerimiz ve vuruş seçimlerimizle ilgilidir ve gelen topu daha etkili hale getirmektir. Daha sonra geriye gönderdiğimiz etkili veya etkisiz top bu kez rakip için veridir (hızlı, spinli, derin, yüksek, kısa), tıpkı oyun teorisi gibi. Rakibimizin ne yapacağını görmeden öngörülerimiz de veridir hatta veriye değer katar. İşte bu noktada topun tekrar bize geldiğinde proaktif olarak niyetimizi belirleriz ve hazırlanmaya başlarız. Teniste fark yaratanlar doğru öngörülere dayalı proaktif olarak kararını verenler ve bunu kortta uygulayabilenlerdir diyebilirmiyiz? Profesyonel tenisçiler arasındaki üstünlüğü ortaya çıkaran da, bu marjinal farklılıklar değilmidir? Tenisi güzel ve keyifli yapan da bu değilmidir? Bu nedenlerle, temel strateji ve temel teknikler dışında teniste tek doğrunun olmadığı, hala keşfedilmesi gereken gizli kalmış bilgilerin olduğu kanaatindeyim. Topun hızına, yüksekliğine ve kortta bulunduğunuz yere göre bu vuruşlar veya vurduğumuz açılar ve duruşlar değişebilir. O halde, temel vuruşları ve stratejileri öğrendikten sonra karşılıklı antrenmanlar ve maçlar ile bu deneyimler kazanılmalıdır. Maçlarda, bu deneyimlere ve sürekli değişen veriye dayalı olarak hızlı kararlar alıp uygularız. Bunların doğruluğu ise sonucu etliler veya belirler diyebiliriz. Son olarak, tenis oyunu, kortta ortalıkta dolaşan topun ve rakibin verisini yönetmektir. Bunu yönetebilenler ve bu deneyimi kazananlar müsabık, yönetemeyenler ise benim gibi tenis oyuncusu oluyor.
M. Erdal Balaban
1 Kasım 2023